problem-cozme-surecine-etki-eden-faktorler
Problem çözme becerisi; problemin doğası, problemi çözme yolu ve bu sürece aracılık edecek tüm unsurların bütünüdür. Problem çözmeye etki eden faktörleri içsel ve dışsal olarak iki grupta toplanabilir. Burada içsel ve dışsal faktörlerin arasındaki en büyük fark, dışsal faktörler; problemin tipi, karmaşıklığı, yapısı, kaynaklandığı nedenler vb. unsurlardan meydana gelirken, içsel faktörler ise, daha çok problem çözücü ile ilgilidir. Bu noktada problem çözücünün yani bireyin kişiliğinden kaynaklı etkenlerin bilinmesi önem arz etmektedir. Bu etkenler için, Karar Verme Sürecinde; Karar Verici(ler)'in Etkisi adlı makalede, problem çözme sürecinin ne tür olgulardan etkilediği görülebilir. Problem çözme sürecine etki eden diğer faktörler ise aşağıdaki gibidir. 

Problemin Doğası

Problem tanımlama sürecinin en önemli kısmıdır. Eğer problemin ne ile ilgili olduğu, nasıl ortaya çıktığı, ortaya çıkmasına sebep olan etkenler, kurumdan kaynaklanan etkenler, dışsal etkenler vb. tüm unsurların göz önünde bulundurularak problemin tanımlanması gerekir. Problemi tanımlama sürecinde her hangi  bir etkenin göz ardı edilmesi sonucunda problemin doğru tanımlanabilmesine olumsuz etki edecekti. Bu da yanlış tanımlanmış  bir problemin çözümü de yanlış olacağından dolayı, hem zaman hem de maliyet bakımından kurum için olumsuz etkiler yaratacaktır. Bu nedenle de problemin doğru tanımlanması kalıcı çözümler için hayati önem arz etmektedir. 

Bir problem ile karşılaşıldığı zaman, yapılması gereken ilk olarak problemin büyüklüğü ve derinliğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespit soncunda, problem kurumun sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen bir problem ise problemin türüne göre uzmanlıklara sahip bireylerin bir araya getirilerek bir ekip oluşturulması ve bunun sonucunda problemin tanımlanıp çözülmesi daha etkili olacaktır. Fakat problemi tanımlama sürecinde yapılan en büyük hatalardan biri problemi tanımlama sürecinde iken, bu süreç içerisinde çözümünde tanımlanmasıdır. Bu da problemin doğru tanımlanmasını etkileyen en büyük unsurlardan biridir. Bu nedenle de problemi tanımlarken, çözümünün yapılmadığından emin olunması gerekmektedir. Optimum bir problem çözümü yapılabilmesi için problem çözme aşamalarının takip edilmesi gerekmektedir. 

Karmaşıklık

Karmaşıklıktan kasıt, problemin kapsam alanı, faaliyetleri, değişkenler ve bu değişkenler arasında olan ilişkidir. Karmaşıklık, bazı kaynaklar da "problem karmaşıklığı" olarak da geçmektedir. En büyük karmaşık problemler, genel olarak, problemin kapsamanı ve bu kapsama bağlı olarak, problem çözümüne yönelik faktörlerin zamana bağlı olarak değişmesi yani, dinamik olması problemin çözümünü karmaşıklaştırmaktadır.

Karmaşık problemlerin, basit problemlere göre daha zor çözülmesinin en büyük nedeni, bilişsel faaliyetlerin basit problemlere göre daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Karşılaşılan bir problemde bilişsel faaliyetler ne kadar fazla ise, problemin karmaşıklığı da o oranda fazlalaşmaktadır. Bu noktada problemin yapılandırılması ve çözüm üretme sürecinde iken faktörlerin artması neticesinde problem çözücünün üzerinde ağır bir yük oluşturabilmektedir. Aynı zamanda bilişsel faaliyetlerin artmasıyla da problem çözümünü daha da zorlaştırmaktadır. 

Bireysel Farklılıklar

Bireysel farklılıklar, her alanda ve ortamda olduğu gibi problem çözme sürecinde de önemli değişkenlerdendir. Bu farklılıklar problem tanımlama sürecine olumlu etkiler olsa da olumsuz etkileri de olabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken karşılaşılan problem ile problem çözücünün uzmanlık alanın örtüşüp örtüşmediğidir. Yeterli bilgi sahibi olmadığı bir alanda problem çözmeye çalışan bir bireyin büyük zorluklar ile karşı karşıya kalacağı gibi problemi doğru tanımlama olasılığı da düşüktür. Fakat problemin doğası ile örtüşen uzman bir ekip tarafından ele alınan bir problem için bireysel farklılıklar bir hayli önemlidir. 

Tanışık Olma

Problem çözme becerisinin en büyük etkilerinden biri de daha önce benzer problemle karşı karşıya kalmış olmaktır. Benzer problemler çözmüş bir problem çözücünün, otomatik olarak uygulayabileceği problem haritalarına sahip olduğu görülmektedir. Bu durumun an büyük avantajlarından biri de problemlerin sınıflandırmasına olanak sağlamasıdır. Bu bağlamda ele alındığında problemler, rutin ve rutin olmayan problemler olarak sınıflandırıla bilinmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere daha önce karşı karşıya kalınmış benzer problemlerin, problem çözücü için, bilindik problem tipleri olduğunda rutin problemler olarak sınıflandırılmaktadırlar. Bu da rutin problemleri, tecrübeli bir problem çözücü için daha iyi yapılandırma olanağı sağlamaktadır. Rutin olmayan problem tipleri ise, benzersiz yani daha önce karşılaşılmamış tip problemledir.

Bilişsel Faktörler

Bilişsel faktörler, tahmin edileceği üzere problem çözümünde kullanılacak olan bilimsel metodolojileri yansıtmaktadır. Bu bilimsel metodolojiler, her bireyin elde ettiği bilgiyi işleme biçimi, düşünme biçimi ve kontrol etme biçimi farklılık gösterebilmektedir. Bu kapsamda alan bağımsızlığında ortaya çıkabilecek bilişsel karmaşıklığın yanı sıra bilişsel esnekliği de beraberinde getirmektedir. Daha yüksek bilişsel esnekliğe sahip olan bir birey daha fazla alternatif üretime yetisine sahip olduğu gibi probleme çok daha analitik yaklaşabilmektedirler. Bu da daha iyi bir problem çözme becerisini beraberinde getirmektedir.

Duyuşsal Faktörler

Bu faktörler daha çok bireyin içsel motivasyon ve isteğe bağlı etkenlerdir. Bu etkenler, istek, özgüven, sabır ve azim gibi olumlu etkenlerdir. Bu etkenlerin bireyi motive etmede etkili olduğu gibi problemi çözme ve başarılı olma arzusunu da beraberinde getirmektedir. Fakat bazı olumsuz duyusal etkenler de mevcuttur. Bu etkenler ise stres, kaygı, belirsizlik, acelecilik, sabırsızlık vb. etkenlerdir. Bu etkenler bireyin motivasyonuna doğrudan etki ettiğinden dolayı problem çözümünü de olumsuz etkileyebilmektedir. Bazı durumlar da problemin çözümsüz kalmasına da neden olabilmektedir. Bu nedenle de duyusal faktörler problem çözmede önemli bir yere sahiptir. Problem çözme sürecinde bireyler, kendilerini umutsuzluğa düşürecek durumlardan kaçınmaları gerekmektedir.

Tecrübe Faktörü

Adından da anlaşılacağı üzere, belli problemler ile karşılaşmış ve bu problemler üzerinde belli stratejiler kullanarak çözüm üretmiş problem çözücüleri kapsamaktadır. Problem çözme sürecinde her ne kadar tecrübe çok önemli bir etken olsa da, problemin türü kapsamı ve rutin, rutin olmama durumuna göre de tecrübe farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle de problem çözmede tecrübeli dahi olunsa bilimsel metodolojileri göz ardı ederek problem çözme eylemine girilmemesi gerekmektedir. 

Metabiliş Faktörü

Metabiliş; öğrenme sürecinde bireyin nasıl öğrendiğini bilmesi, kendini ve bilişsel yetkinliklerini tanıması olarak açıklanabilir. Metabiliş'in önemli olmasının en büyük etkeni ise, bireyin bildiklerinin ve bilmediklerinin farkında olarak hareket etmesini sağlamaktadır. Bu problem çözme sürecinde farkındalığın ne denli önemli bir yere sahip olduğun bir göstergesidir. Farkındalığı yüksek olan bir bireyin, sahip olduğu bilişsel yetkinliklerin ne zaman, nerede ve nasıl kullanacağını ya da uygulayacağını bilen bir bireydir. Bu problemin çözümünde optimum bir sonuca ulaşılmasında büyük bir önem arz etmektedir.

Demografik Özellikler

Bireysel farklılıklar açısından bakıldığında demografik özelliklerin de problem çözme üzerinde yadsınamaz etkileri vardır. Demografik özellikler tahmin edilebileceği üzere, yaş, cinsiyet, nüfus yoğunluğu, yakın çevre, etki alanı, gelir düzeyi, meslek, eğitim düzeyi, etnik altyapı, aile yapısı, bölge gibi unsurlardır. Bu unsurların her biri problem çözümünde önemli rol oynamaktadır. Keza bireyin yetiştiği çevre, yaşı, cinsiyeti, aile yapısı, eğitim düzeyi ve mesleği problem çözümüne yönelik alternatiflerin geliştirilmesinde farklılıklar göstermektedir.

Etiketler:

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.