karar-verme-surecindeki-farkli-yaklasimlar
Karar verme sürecinin öğeleri; somut bir amacın varlığını ortaya koymak olduğu gibi sorun, bilgi, beceri, standartlar ve uygulama olarak tanımlanabilmektedir. Karar verme sürecine tek bir yaklaşım standardı bulunmamakla birlikte, farklı kişiler tarafında farklı yaklaşımlar yapılmıştır. Bunlar aşağıdaki gibidir.
Karar Verme Süreci ve Aşamaları; Faklı Kişiler Tarafından Yapılan Yaklaşımlar
Karar Verme Süreci ve Aşamaları; Faklı Kişiler Tarafından Yapılan Yaklaşımlar
Doğru bir karar alabilmek için, karar verme süreçlerinin nasıl meydana geldiğini, hangi aşamalardan geçerek karar verme noktasına gelindiğinin bilinmesi gerekir. Karar verme sürecine her ne kadar farklı kişiler tarafından farklı yaklaşımlar sergilenmiş olsa dahi yukarıda da görüldüğü gibi bu, yaklaşımlarda pek çok ortak nokta vardır. Yapılan bu yaklaşımlar, her ne kadar bir sorun ya da problemin meydana gelmesi ile uygulanabilirliğini yansıtsa dahi, karar verme yaklaşımlarını doğru amaç ve hedef belirleme konusunda da kullanılabilmektedirler.

Zaman içerisinde, değişen ve gelişen çevre koşullarının; üretim ve tüketim alışkanlıklarını da değiştirmesi ile birlikte ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanmasında ve problemleri çözme sürecinde yapılan yaklaşımlar yetersiz kalmaya başlamıştır.  Bu değişim sürecinde önemli rol oynayan teknolojinin, üretim süreçlerinde kullanılmaya başlanmasının yanı sıra tüketicilerin de teknolojiye hızlı adapte olup kullanmaya başlaması ile birlikte alacakları  ürünler hakkında araştırma yaparak, bilinçlenme sürecine gitmeleri, üreticilerin rekabet edilebilirliğini etkilediği gibi pazarlama stratejilerini de etkilemektedir. Tüm bunların yanı sıra ürünlerin kalite, çeşitlilik, fiyat vb. etkenlerinin de işin içine girmesiyle  karar verme süreci hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük bir öneme sahiptir. 

Günümüzde herhangi bir tüketici ihtiyacını gidermek için ürün satın almaya kalktığında muhakkak ürünle ilgili olarak ön araştırma yaprak, kullanıcı deneyimleri, kalite ve fiyat gibi seçenekleri göz önüne bulundurarak farklı alternatifler belirmektedir. Bu alternatifler arasında kıyaslama yaparak ihtiyacını en iyi şekil de karşılamak için seçenekler arasından birine karar vermektedir. Bu durum sadece satın alma ihtiyacını gidermek için değildir. Karşılaştığı bir problemi çözme süreci veya bir amacını gerçekleştirmek ya da belirlemiş olduğu bir hedefe ulaşmak gibi durumlarda da kullanılabilmektedir. 

Tüketicilerin, teknoloji sayesinde bilgiye bu denli hızlı ulaşması üreticilerin, pazarlama stratejilerini değiştirmek ve geliştirmek durumunda bırakmıştır. Bununla birlikte her ürün veya ürün grubuna farklı pazarlama stratejisi oluşturma ihtiyacı da doğurmaktadır. Bu nedenle üreticilerin ürünlerini pazarda konumlandırması ve tüketiciler tarafından alınabilir olasını sağlamak zorunluluğu içerisindedir. Bunu yapmadığı taktirde rekabet üstünlüğünü kaybedebileceği gibi iflas durumu da gündeme getirebilmektedir. Tüm bunların gerçekleşmemesi için tüketici ihtiyaçlarını belirlemede karar verme sürecini doğru ve eksiksiz izlemesi gerektiği gibi üretilecek olan ürünün hangi üretim aşamalarından geçerek nihai ürün haline geleceğine de karar vermesi gerekmektedir. Tüketici ihtiyaçları ve üretim aşamaları ile ilgili olarak doğru karar verilmiş olması nihai ürünün tüketici tarafından alınacağını göstermez. Bu nedenle ürünün hangi pazarda konumlanacağı, hedef kitlesi ve pazarlama stratejisi gibi etkenleri de ele almalıdır. Karar verme süreçlerini nihai ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar etkin olarak kullanılması gerekmektedir.

Karar verme sürecinin genel adımları olmasına rağmen, problemin önem derecesine göre de bu adımlar özelleştirilebilir. Yukarıda yer alan farklı yaklaşımlarda da görüldüğü gibi ortak noktalar olabilmektedir. Problemin nasıl ele alınacağı hangi platformda ne tür bir yaklaşım yapılacağı konusunda da farklılık gösterebilir. Aynı zamda alternatif belirleme ve bu alternatifler arasında seçim yapma adımları da farklı olabilmektedir. Bunun nedeni konunun derinliği, hitap ettiği kitle, çevre koşulları, ekonomik koşullar, pazar koşulları, kurum kültürü,  vb. nedenlerdir. Bu nedenle bazen problemi tanımlayıp çeşitli alternatifler belirlenerek aralarından seçim yapılır. Uygulanırken, bazı durumlarda ise problemi belli adımlara bölerek tanımlanmak durumunda kalınır. Alternatif belirleme süreci de aynı şekilde belli adımlar belirlenerek yapılabilir ve alternatifler belirlendikten sonra bu alternatifleri değerlendirme sürecini de adımlara bölünmesi gerekebilir. Bu durum tamamen konunun önem derecesine göre şekillenmektedir. Bu noktada yukarıda yer alan bu süreçle ile ilgili olarak zihinlerde hangi sürecin uygulanması gerektiğiyle alakalı soru işaretleri olabilir. Bu nedenle yukarıda da değinildiği gibi bu durum her ne kadar konunun kapsam ve önem derecesine göre değişse de yukarıdaki farklı yaklaşımları kapsayabilecek bir karar verme süreci aşağıdaki gibidir.
Karar Verme Süreci
Karar Verme Süreci
Yukarıda ki akışta görülen, üç aşamalı ve dokuz adımdan oluşan bu süreç, problemin nasıl tanımlanması gerektiğini tanımlanma aşamasında izlenecek olan adımları ve bu adımlarda oluşan belirsizlik veya kararsızlık durumunda tekrar hangi adıma dönülmesi gerektiğini açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir. Bu üç aşamalı karar verme süreci takip edildiğinde, alınacak kararın etkin ve uygulanabilir olma olasılığını artıracağı gibi, doğru bir karar verme olasılığı da yüksek olacaktır. Bu nedenle oluşmuş veya oluşacak olan problemlere titizlikle yaklaşılması ve karar verme sürecinin takip edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. 

Bu süreç sadece problem çözmede kullanılacak bir süreç değildir. Doğru ve etkin amaç belirlemek, istenilen hedefe ulaşmak, pazar konumlandırması, tüketici memnuniyet analizleri, vb. durumlar içinde kullanılabilmektedir. Karar verme durumu sadece kurumlara has bir durum olmadığında kişisel yaşantıda da bu süreç uygulanabilir. Kişisel olarak, alınacak olan kararların uzun vadeli olması durumda bu sürecin takip edilmesi alınacak olan kararın etkinliğini ve verimliliğini artıracaktır. Yani, kişisel kararlarda bu sürecin uygulanması durumda alınan kararın istenilen veya hedeflenen sonucun doğru olma olasılığı yüksek olacaktır.

Sonuç

Karar verme, şüphesiz ki hem kurumsal hem de bireysel olarak önemli bir olgudur. Değişen ve gelişen çevre koşulları ile birlikte teknolojik gelişmeler, verilerde ve bilgi kaynakların da olan artışın yanı sıra bu kaynakların çeşitlenmesi de karar ve karar verme olgusunu daha da etkin ve önemli bir konuma getirmektedir. Bilgi kaynaklarında ki artış ile çevre koşullarının hızlı değişimi kurumların, tüketicilerinin ihtiyaçlarını karşılamak adına alınacak olan kararların yanlış olma olasılığını minimize etmek durumundadırlar. Hatalı alınacak olan kararın sonuçları rekabet edilebilirlik durumunu olumsuz etkileyeceği gibi finansal olarak da etkileyebilir. Bu nedenle karar verme sürecinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi bu ve bunun gibi durumları minimize edecektir. 

Referanslar:
  • SAĞIR, Cenkan. Karar Verme Sürecini Etkileyen Faktörler ve Karar Verme Sürecinde Etiğin Önemi: Uygulama Bir Araştırma. [-] Edirne : -, 2006.
  • Çil, Prof. Dr. İbrahim. karar Teorisi ve Analizi. -, -, -

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.